Ihlara Vadisi Kamp Alanı ve Gezi Rehberi

Ihlara Vadisi

Ihlara Vadisi, Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde, Kapadokya’ya da oldukça yakın bir mesafede bulunuyor. Yemyeşil doğası ve harika havasıyla gelenleri büyüleyen Ihlara Vadisi, Hasan dağından püsküren lavların sonucunda oluşmuş, bu oluşumda Melendiz Çayı’nın binlerce yılık aşındırmasının da büyük bir etkisi olmuştur. Melendiz Çayı‘nın git gelleri ile daha da ilgi çekici bir halmış almış olan Ihlara Vadisi, içerisinde kiliseler barındırmaktadır. Onlardan biri olan bu kilisenin adı eskiden ağaç dallarıyla kapalı bir girişi olmasından dolayı Ağaçaltı Kilisesi adını almış. Ihlara Vadisine giriş müze kartı olmayanlara ücretli ama müze kartınız bulunuyorsa para ödemeden rahatça girebilirsiniz. Bölge Akdeniz iklimine daha yakındır, Antep fıstığı da bu bölgede yetişebilmektedir. Vadi de Melendiz Nehiri geçmektedir. Ayrıca Ihlara Vadisinde çok fazla merdiven bulunuyor inip çıkmak için oldukça enerji sarf etmek gerekiyor bunu bilip Ihlara Vadisine gelmenizi tavsiye ederiz. Bu tarih kaynayan vadi içerisinde 10 dan fazla kiliseyi barındırmaktadır. Daha çok Bizans dönemine ait olduğu saptanmıştır.

Ihlara Vadisi Kamp Alanı

Ihlara Vadisi Kamp Alanı, Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde bulunmaktadır, bu doğa harikası yerde isterseniz çadır ile isterseniz karavan ile dilediğiniz gibi kalabilirsiniz. Kamp Alanın’da İnternet, Tuvalet, Restoran, Otopark, Duş ve Elektrik gibi imkanlar bulunmaktadır. Yeşilliklerin içerisinde doğa ile iç içe olan bu kamp alanı Kapadokya’ya da oldukça yakındır. Gündüzleri süzülen balonları izleyebilir harika görüntüler elde edebilirsiniz, geceleri ise yıldızları izleyip yıldız fotoğrafçılığına merakınız varsa yıldızları çekebilirsiniz. Kamp yapmaya gelmek istemiyorsanız da günü birlik bir gezmeye veya piknik yapmaya da gelebilirsiniz. Kuş cıvıltıları ve harika doğa manzarası bile burada kamp yapmak için yeterli bir sebep.

Ihlara Vadisi Kamp Alanında Neler Yapılır?

Bu vadide kampın yanı sıra trekking yapabilir, gezebilir ve burada bulunan Ağaçaltı Kilisesi, Yılanlı Kilisesi, Sümbüllü Manastırı, Karagedik Kilisesi, Direkli Kilisesi, Pürenliseki Kilisesi gibi kiliseleri ziyaret edebilirsiniz. Aksaray, hıristiyanlık için önemli bir din merkezidir. Harika fotoğraflar çekmek için oldukça güzel bir doğaya sahiptir. Ya da Melendiz çayına gidebilir gezebilirsiniz suyun serinliklerine kendinizi bırakabilirsiniz. Ayrıca bu çay da bulunan işletmeler sayesinde çayın içerisinde olan çardaklara oturabilirsiniz.

Ihlara Vadisi Kamp Alanında Neler Yenir?

Ihlara Vadisi Kamp Alanında yanınız da yiyecek-içecek bir şeyler getirip bu doğa harikası yer de manzaraya karşı bir şeyler içmek oldukça zevkli olacaktır. Eğer yanınız da yiyecek bir şeyler almadıysanız Ihlara Vadisinin yakının da bulunan restoranlardan faydalanabilirsiniz.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

Ihlara Vadisin de Gezilecek Yerler

– Ağaçaltı Kilisesi

Ağaçaltı Kilisesi

Vadi’nin girişine çok yakın olan bu kilise çok gezgincinin akınına da uğramıştır. Kilisenin asıl giriş yeri toprağın altında kaldığı için apsis bölümünden girilmektedir. Yukarıda da anlattığımız gibi kiliseye tarihi zamanlarda ağaç dallarıyla kapanmış, bu yüzden adı Ağaçaltı Kilisesi olarak kalmış. Ayrıca bazı resimler silinmiş olup kesin bir yapılış tarihi bilinmiyor. Hıristiyanlığa ait bir çok iz ve tasvirler bulunuyor, kilisenin içerisinde bulunan bir kesitte Hz. Meryem göklerin kraliçesi olarak anılmıştır. Hz. Meryem’e ait bütün sahneler cennete gidişi ve ölümü olarak ikiye ayrılmıştır.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Yılanlı Kilise

Bu kilise de Ağaçlı kilisesi gibi ziyaret edenler tarafından en başta tutuluyor konumundan dolayı en çok gelinen kiliselerden birisi. Yılanlı Kiliseyi diğer kiliselerden ayıran bir özellik bulunmaktadır, diğer kiliseler de İncil den yerler verilmişken bu kilise de farklı olarak öbür ki taraftan bahsedilmiştir. Adını ölen bir rahibin mezarından çıkan altın yılan simgesinden aldığı söylense de net bir bilgi bulunmamakta. Ayrıca yılanlar tarafından saldırıya uğramış dört kadın bulunduğu söylenmektedir. Birinci kadın, çocuklarını terk eden bir kadındır; sekiz yılanın saldırısına uğramış ve her yerinden ısırılmıştır. İkinci kadın, çocuklarını yedirmediği için iki yılan tarafından göğüslerinden ısırılmıştır. Üçüncü kadın, iftirada bulunduğu için dilinden ısırılmakta ve dördüncü kadın ise itaatsizliğinden dolayı kulaklarından yılanlar tarafından ısırılarak cezalandırılmaktadır. Böylece iki tane rivayet bulunmaktadır bu rivayetler kiliseye ilginçlik ve farklılık katmakta.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Sümbüllü Manastırı

Sümbüllü Kilisesi adını yakınında bulunan anlamı bağlılık ve sonsuz sevgi olan renk renk çeşitleri olan sümbül çiçeklerinden almıştır. 2 katlı olan bu kilise oldukça eskidir tarihi kalıntılar da barındırmaktadır. Bu kilise bir manastır kilisesidir ve tahminen 10-12. yüzyılda yapılmıştır. Ana kilisesi manastırın ilk katında bulunmaktadır.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Karagedik Kilisesi

Bu kilise 10-11. yüzyıllar da Geç Bizans döneminde yapıldığı söylenmekte olan Karagedik Kilisesi yıllar boyunca bir çok savaş ve işgal görmüştür. Tarihte önemli bir yer olan Karagedik Kilisesi büyük bir gizlenme ve korunma yeri konumundaydı. Ayrıca Karagedik Kilisesi vadideki kayaya oyma kiliseler arasında tek duvar kilisesidir. Kilisenin bazı bölümleri bakımsızlıktan yıkılmıştır. Eski rumlar buraya Saint Ermolaos adını takmışlar.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Direkli Kilisesi

Direkli Kilisesi on iki odadan oluşmaktadır, yapımında büyük direkler kullanıldığı için ismi direkli olarak kalmıştır. Ayrıca bu direkler de 2’şer tane resimler vardır. Oldukça önemli bir kilisedir sebebi ise Bizans dönemine ait Latince kitabenin bu kilise de bulunmasıdır ayrıca bir manastır kilisesidir. İçerisin de bulunan kapıdan keşiş türbesine de gidilmektedir.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Pürenliseki Kilisesi

Pürenliseki Kilisesi 11-12. yüzyılda kayaları oyarak yapıldığı düşünülmektedir, dört bölümden oluşmaktadır adını yakının da yetişen püren çiçeğinden almıştır. Giriş kısmı salona çıkarken salon tüm bölümlere çıkmaktadır, Meryem ve psikoposlar, Müjde, İsa’nın çocukluğu gibi sahneleri de barındırır. Ihlara Vadisine gelmişken görülmesi gereken yerlerden bir tanesi.

– Melendiz Çayı

Melendiz Dağından çıkan dere ve kaynak sularının birleşmesiyle oluşmuştur. Bu doğa harikası çayın yanında yürüyüş parkuru da bulunmaktadır istediğiniz gibi doğaya ayak uydurabilirsiniz. Ya da isterseniz çayın üzerine kurulmuş olan yerler de oturabilir buz gibi bir suya sahip olan bu çaya girebilirsiniz. Melendiz Çayının keyfini çıkartarak bir şeyler içip yiyebilirsiniz ya da Ihlara Vadisi Kamp Alanı yerine Melendiz Çayın’da da kamp yapabilirsiniz.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Kırkdamaltı Kilisesi

Kırkdamaltı Kilisesi vadinin en büyük kilisesidir, dış görünüşü oldukça farklı olan kilise kitabe de ki bilgilere göre 1283 1295 yılları arasında inşa edilmiştir. Kilise en çok cenaze törenlerinde kullanılmıştır, Kırkdamaltı Kilisesinin bir diğer adı da  Aziz George‘dir. Kilise nişlerin de eski tarihlerden kalma mezarlar bulunmaktadır, zamanla içi toprak dolup yok olmaya yüz tutmuşlar. Eski yıllarda baskıdan kaçan hıristiyanları Selçuklu Sultanı Mesut yönetiminden memnuniyetini duvarlara ve metinlerine yansıtmışlardır.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Eğritaş Kilisesi

Ihlara Vadisinin en eski kiliselerinden biridir, 2 kattan oluşan Eğritaş Kilisesinin batı kanadı yıkılmış durumdadır. 1.katı ise cenaze törenlerinin yapıldığı bir yer ve mezar odaları yer almaktadır. Çoğu mezar tarihe karışsa da birazı hala görülebiliyor. Kilise Hz. Meryem’e ithaf’en yapılmıştır.

– Kokar Kilisesi

Kokar Kilisesi, 9.yüzyıla aittir ve tek katı olan kilise de iki mezar odası bulunmaktadır. Süslemeli olan mezar odası kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdendir. Çarmıha gerilme, Son yemek, Fırında üç yahudi genç, Mısıra kaçış, Mesih’in defnedilmesi, Göğe çekilme gibi sahneler de freskler de yer almaktadır.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Kapadokya

Kapadokya, Ihlara Vadisi ve Kamp Alanına oldukça yakın komşusudur Hasandağı, Erciyes ve Güllüdağ’ın dan çıkan küller ve lavlar’ın ortaya çıkan tabakaları milyonlarca yıl boyunca rüzgar ve yağmur tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu tesadüfi ortaya çıkan güzellik şimdiler de milyonlarca insana ev sahipliği yapıyor. Kapadokya ya gelen turistlerin adetlerinden biri balona binmektir, isterseniz bu işi yapan balonculara bir miktar para ödeyip binebilir hava da süzülmenin keyfini çıkartabilirsiniz. Ya da isterseniz sadece fotoğraf çekimi de yapabilirsiniz, çünkü balonlar havalandığın da harika görüntüler ortaya çıkıyor. Ayrıca Kapadokya ya gelmişken Peribacalarına da gitmeyi unutmayın.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Peribacaları

Peribacaları, Kapadokya

Bu koni şekle sahip olan Peribacaları, sel ve yağmur sularının rüzgar tüfler’den oluşan yapıyı aşındırarak gerçekleşmektedir. Gövdesi genellikle yumuşak minerallerden tepesi sert, daha zor aşınan kayadan oluşmaktadır. Ayrıca bu bacalar bir efsaneye de sahiptir. Eskiden dünyada devler yaşarmış, insanlar devlerden korktukları için onları kızdırmamaya çalışırlarmış. Bazı dönemler de de bu dağların zirvesindeki oyuklarda toplanıp devler hiç kimseye zarar vermesin diye dualar ederlermiş. Yine de devler insanlara kızarmış ve kızdıkları zamanlarda insanlara korkunç sesler çıkarır insanların üzerine ateş salarlarmış. Periler ülkesinin padişahı Kapadokya’ya gitmiş. Padişahı insanlara acımış ve onlara yardım etmek istemiş ve perileri çağırmış. Periler ellerinde buz ve kar tanelerini fokurdayan ateşi söndürmek için günlerce ateşi kara ve buza boğup söndürmüşler. Nihayet devler yerin altına kaçıp girmiş insanlar ve periler dost olmuşlar. İnsanlar mağaralarda, periler sivri kayalıklarda yaşamışlar. Ancak insanlardan Revan ve periler padişahının kızı Gülperi birbirine aşık olunca insanlar perilere savaş açmış, periler buna dayanamamış ve insanlara zarar gelmemesi için periler padişahın emriyle güvercine dönüşmüşler. Gülperi beyaz güvercin olarak Revanın penceresine konar aşkını izlermiş Revan da Gülperiyi izler ağlarmış kavuşamadıkları için ve bir efsane de burada sona ermektedir. Kapadokya ya geldiyseniz mutlaka uğramayı unutmayın.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

– Selime Katedrali

Selime Katedrali, Ihlara Vadisinin bitiş noktasında yer almaktadır. İki katlı olan bu yer Kapadokya da bulunan katedrallerin en büyüğü, bu katedralin 7.yüzyıl ve 10.yüzyıl arasında yapıldığı bilinmektedir. Ortodokslar kiliseye çok bağlılardı bunun en büyük kanıtı ise kilise içerisinde yapmış oldukları haç işaretli anahtar. Tarihte Selime’de kurulan pazar nedeniyle, kervanlar Selime’ye gelmektedir ve kervanların güvenliği için develer katedralin orta kesimine kadar çıkartılmaktaydı. Bu kısmın üstüne ibadet etmek ve dinlenmek isteyenler için Selime Katedrali ve Manastırı inşa edilmiştir. Selime Katederali Bizans izleri taşımaktadır, Katedral’in üst kısmı kale olarak yapılmıştır. Önemli bir Katedral’dir çünkü hem ilk yüksek sesli ayin Selime Katedralinde yapılmıştır ve bölgedeki din adamlarının yetiştirildiği mekan olmasıdır.  Ayrıca Katedral’in içerisinden Mutfakta bulunmaktadır, Katedral’in dışında Selime Sultan Türbesi bulunmaktadır gelmişken oraya da uğramayı unutmayın.

HARİTADA GÖRÜNTÜLE

Yorumlar

chat
Bir yorum yap