Issız Bir Adada 4 Yıl Hayatta Kalan Gerçek Robinson, Alexander Selkirk

kampbros vadi kampı

Daniel Defoe, yazdığı Robinson Crusoe kitabında, Alexander Selkirk’in hayat hikayesinden ilham almıştır. Hepimizin bilinç altında bir şekide olmuş bir hikayedir, ıssız bir adada yaşayan adam. Çoğumuz bunu duysa da hiçbirimiz böyle birşeye ihtimal vermemiştir. Aslında bunun gerçek bir hikaye olduğunu duyduğumda bende çok şaşırdım. İskoçyalı Selkirk, 4 yılını bir adada tek başına geçirmiştir. Hikayesi ise şöyledir;

Korsanlığa Başlangıç

1676 yılında Birleşik Krallığa bağlı Lower Largo şehrinde doğan Selkirk, esnaf bir ailenin çocuğudur. Çevresinde onunla anlaşan insanların, parmakla sayılacak kadar az oldukları söylenir. Başı beladan kurtulmayan ve çevre ile geçinemeyen Selkirk, o dönemlerin en büyük macerası olan ‘Privateer‘ yani korsanlığın Kraliyet izni ile yapılan türüdür hevesine kapılır ve Güney denizleri olarak anılan Ekvator’un güneyindeki denizlere yelken açan gemilerden birisine adını yazdırır.

Güçlü Düşman

Pasifik’te efsane bir macera’ya açılırlar. Cinque Ports adlı gemide kendisini sevdirmeyi başaran Selkirk, kısa zamanda geminin baş yelkencisi olur. Pasifikte yoğun korsan savaşları ile geçen günlerden birisinde, meşhur Dampier’in gemileri ile çatışırlar, savaş iyice zorlu bir hal almaya başlayınca, Cinque Ports diğer savaş gemilerinin yanından ayrılır ve Más a Tierra adasına, erzak ve su ihtiyacını karşılamak için yanaşır.

Selkirka ıssız Más a Tierra Adası

Maceraya Başlangıç

Selkirk, belki rakibin korkusundan belki de gemideki mürettabatın durumundan olsa gerek, gemide kalmanın güvenli olmadığını iddia eder ve adada kalmanın daha iyi olabileceği fikrini ortaya atar. Arkadaşlarının çoğu orada başka bir gemiyi beklemeyi saçma bulur ve gemide kalmanın adaya göre daha güvenli olduğunu iddia ederler. Geminin kaptanı durumun farkına varır ve mürettabatının yanında yüksek bir ses tonu ile “Biz gemiye döneceğiz, istersen sen burada kalabilirsin.” diyerek gemiye döner. Mürettabat da risk almaz ve kaptan ile gemiye döner. Selkirk’i ise adada bırakırlar.

Korkularla Yüzleşmek

Aslında o kadar da cesur bir denizci olmayan Alexander Selkirk, kendisine bırakılan, silah, barut, marangoz aletleri, kıyafetler ve bir de çakı ile sahilin ortasında kalır. Sonradan çok pişman olup geminin peşinden yalvarırcasına bağırsa da, kaptan ve arkadaşları arkalarına bile bakmadan ufukta kaybolup giderler. Selkirk, küçük bir mağarada yaşamaya başlar. İlk başlarda biraz korkunç gelse de adaya alışmaya başlar, daha doğrusu korku bir süre sonra yerini cesarete bırakır.

Vahşi Hayvanları Evcilleştirmek

Bir süre sonra deniz aslanları eş bulmak için karaya çıktıklarında, onlardan çok korkar ve adanın derinliklerine kaçar. Pimento ağaçlarından kendisine güzel bir klübe yapar ve elindeki malzemeleri iyi kullanır ve el becerilerini geliştirir. Adanın derinliklerinde, kıyıya göre daha fazla besin kaynağı mevcuttur. Silahı ile keçi avlayarak etinden, sütünden ve postundan faydalanır. Adadaki yabani fareler bir süre sonra Selkirk’i ufak ufak kemirmeye başlarlar. Selkirk, bu durumdan kurtulmanın yolunu adadaki vahşi kedileri evcilleştirmekte bulur. Öyle ki bir aile gibi yaşamaya başlarlar.

Kurtulma Şansını Tepmek

Yıllarca el becerilerini kullanarak, elindeki her türlü materyali işe yarar bir araca çevirmeye başlar. Yıllardır hasretle bir geminin yaklaşmasını beklediği adaya iki İspanyol gemisi yanaşır. Selkirk, gemileri görünce saklanır. Çünkü İspanyollar, İskoçları sevmezler ve bunca zaman hayatta kalmayı başardıktan sonra öldürülmeyi veya köle olarak yaşamayı göze alamaz. Selkirk bu kararı ile de şanslıdır. Geldiği gemideki tüm mürettabat hayatını kaybetmiştir. Adada kalması onun birinci şanslı kararıdır. İkinci şansı ise İspanyollar’dan yardım istememektir.

Kurtuluşu

Sonunda beklenen gün gelir tarih 2 Şubat 1709’u gösterdiğinde, ufukta bir gemi belirir. Bu gemi Dampier’in gemisidir. Erzak toplamak ve ihtiyaçlarını karşılamak için adaya yanaşırlar. Artık Selkirk, kürk’e sarılı, saçı sakalı birbirine karışmış, konuşma yeteneğini kaybetmeye başlamış birisi olarak karşılarına çıkar. Selkirk’i gemiye alıp ona Adanın Valisi adını verirler. Gazeteci Richard Steel, Selkirk ile bir röportaj yapar ve (The Englishman) adıyla gazetede yayınlar. Selkirk memleketi Lower Largo’ya dönüp bir süre yaşadığında dayanamaz ve tekrar denizlere açılır. Teğmen olarak Kraliyet gemisinde çalışmaya başlar ve 13 Aralık 1721’de Sarı Humma hastalığı olduğu düşünülen bir sebepten dolayı hayatını kaybetmiştir.

Lower Largo’da Alexander Selkirk Anıtı

Ölümünden Sonra

1966’da Selkirk’in düştüğü ada, Robinson Crusoe Adası olarak isimlendirilir. Juan Fernández Adaları’nın en batısındaki ada ise Alejandro Selkirk Adası adını alır. Şimdilerde ise adaya turlar ile gidilip gezilebiliyor. Ve bunca yıl verdiği mücadeleden sonra herkesin bildiği Robinson Crusoe efsanesine dönüşüyor..

 

kampbros vadi kampı
kampbros reklam

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here